Bir Kraliçe, istediği kitaplara sahip olmak için çok kötü şeyler yapar...


19.1.15

"Umut Mevsimi - Darien Gee" Kitap Yorumu ♛



    Merhaba,sizin de fark ettiğiniz gibi tekrar benim! İki yorum yapacağımı söylemiştim, değil mi? Bakın sözümü tuttum ve buradayım işte. Kısa bir süre önce bitirdiğim kitabım için yorum yapmaya geldim. Aslında bu serinin ikinci kitabı, birincisinin yorumunu ne zaman yaparım hiç bilmiyorum. Onu çok önce okumuştum, bir ara yapmaya çalışırım. ÇALIŞIRIM YANİ.

    Avalon kadınlarının hepsi benim için müthiş insanlar. Her zaman güçlü ve nazikler. Birinci kitabı (Dostluk Ekmeği) da fena halde çok sevmiştim. İlk kitapta önce Julia, Madeline ve Hannah'ı tanıyoruz. Üçünü de fena çok seviyorum ama Julia her zaman bir tık önde oldu benim için. Bu kitapta onun ve ailesinin olmamasına çok üzüldüm ve sinirlendim. Onun da olması gerekiyordu. Kendisi bu arada muhteşem bir insan ve annedir. Çok seviyorum ben onu çok.



    Bu kitapta da Isabel, Ava, Yvonne ve Frances var. Bir de Bettie var tabii. Kendisinin geçmişini bir parça da öğrendiğimiz zaman fena şaşırıyorsunuz. Isabel, evli bir kadın. Monoton bir evlilik desek daha doğru olur sanırım. Eski aşkını gün geçtikçe kaybeden bir evlilik. Bunda çocuklarının olmaması da büyük bir etken tabii. Daha sonra kocası Bill onu asistanı ile aldatıyor. Yani Ava ile.

    Bu arada arka kapakta bahsedilen Ava ile bu Ava aynı kişi haberiniz olsun. Neyse, sonra ikili boşanma aşamasındayken Bill bir kazada ölüyor. Ava da hamile bir şekilde öylece kalıveriyor. Aradan dört yıl geçiyor, Ava'nın oğlu Max büyüyor. Dört yıl geçtiği için dört yaşında oluyor sizin de tahmin edeceğiniz gibi. (alkış sesleri)



    Yvonne de kalp ağrısı çeken güzel bir su tesisatçısı. Evet, su tesisatçısı. Yanlış yazmadım yani, rahat olun. Kendisi zengin bir ailenin kızı, ama fakir bir adamı seviyor. Ailesi de Sam ve onu ayırıyorlar. Sam onu terk ediyor. Hemde düğün sabahı. O da tüm bunlardan uzakta Avalon da yeni yaşantısına başlıyor.

    Frances içlerinden belki de en az hasar görmüş olanı. Üç tane oğlu ve aşık olduğu adam ile mutlu bir evliliği var. Tek sorun evlat edinmek istedikleri Çinli kızın (Mei Ling, yirmi aylık daha) hasta olması. Kalp hastası gibi bir şeydi sanırım, tam hatırlamıyorum.



    İnsan bu kitapta Ava'ya bile kızamıyor. Kızamıyor çünkü o da aşık, o da bir anne ve o da çok zor durumda. Yazar tüm karakterleri öyle güzel anlatıyor ki, kitabın içine girip hepsine tek tek yardım etmek istiyorum. Tüm kadınlara tek tek sarılmak istiyorum.


    Hepsinin yolları Avalon Kadınları Koleksiyon Defteri Hazırlama Derneğinde  (Örgüt gibiler resmen) bir araya geliyor. Isabel haliyle Ava ile pek arkadaş olamıyor ama Yvonne ile kısa sürede iyi arkadaş oluyorlar. Frances de Hannah ile tanışıyor ve yakın arkadaş oluyorlar. Hepsi kısaca Bettie sayesinde. Ava bile bu güzel kadınların arasında kendine bir yer buluyor.

    Birinci kitaptan da tanıdık insanlar görüyoruz. Connie, Edith, daha ismini hatırlamadığım diğer kadınlar. Yazarın Julia dan bir kere bile bahsetmemiş olmasından nefret ettiğimi söylemiştim değil mi? Hannah bile kitapta varken, neden Julia yok?! Hele o ikisi bu kadar yakın arkadaşken. Tanrım, çok gıcık bir durum.



    Yine de bu yazarı ve kitaplarını seviyorum. Aile ve arkadaşlık ilişkilerini öyle güzel anlatıyor ki, hayran olmamak elde değil gerçekten. Kendini kitaba kaptırıp gidiyorsun. Bitince de öylece kalıyorsun tabii. En son Yılbaşı ile ilgili bir kitap daha çıkarttığını görmüştüm ama, emin değilim. Umarım o kitapta tüm kadınlar vardır. Yoksa sinirlenmek istemiyorum.

    Aralarında ne yaşanırsa yaşansın, her zaman birbirlerinin yanında olmalarına bayılıyorum gerçekten. Isabel bile Ava ve oğlunu affediyor. Yvonne de Sam ile yaşadıklarının aslında ailesinin bir oyunu olduğunu öğreniyor ve hayatının aşkı ile tekrar görüşüyorlar. Çok sevimli sahneleri var bu ikilinin. Isabel de sonunda Ian gibi harika bir adam buluyor. Ava'nın da hayatına Colin giriyor daha sonra. Connie bile birini buluyor yahu. Hemde havyan sevgisi yüzünden.

    Kısacası bu güzel kitabı severek okudum, son bölümde falan da gözlerim doldu. Çok duygusaldı o sahneler. İnsanların Bettie için yaptıkları harikaydı. Ona ne olduğunu da söylemeyeceğim, okuyup öğrenin. Sürprizi bozmak istemiyorum.

    Bir kaç güzel alıntım var. Tabii ki de var. Böyle güzel bir kitapta onlarca güzel cümle var. Okumanızı tavsiye ederim, beğeneceğinize eminim.





                                                               

                                            ALINTILAR 



 
    "Yarın çok pişman olacağım ama."
    "Bence yemezsen pişman olacaksın. Haydi, ama Isabel, hayat gerçekten çok kısa."
    "Hayat çok kısa, bu yüzden rosto mu yemeliyim? Belki de bu cümlenin yazdığı bir çıkartmayı arabamın arka camına yapıştırmalıyım."
    Yvonne sırıttı. "Neden olmasın? Sorgulamaktan vazgeç. Sadece basit bir cümleyle ne istediğini belirt: Hayat kısa, rosto ye!" 

                      (Isabel ve Yvonne, sayfa 136) 




    "Bilmelisin ki hayattaki en büyük lütuflardan biri insanın çevresinde onunla ilgilenen insanlar olmasıdır."

                     (Bettie, sayfa 185) 




    "Hiçbir şekilde yanlış diye bir şey yok, sadece doğru yapmanın çeşitli yolları var."

                     (Bettie, sayfa 218) 




    "Sırf yolda yürürken ayağın küçük bir taşa takıldı diye yürümekten vazgeçemezsin."

                      (Hannah, sayfa 414) 




    "Bir çocuğu sadece bir kişi yetiştirmez, çocuk hayatı, farklı yerlerden ve insanlardan öğrenir."

                      (Yvonne, sayfa 548)







                                                      PUANIM 



  4 YILDIZ:  İlişkimiz böyle güzel devam ediyorken, neden bu kadar çabuk bittin ki?   


    














9 yorum:

Anonim dedi ki...

Zeynep hanım,başarılarının devamını dilerim.

Anonim dedi ki...

Çok sevimli bir yorum. Bende kitabı okumuştum yakın zamanda da ilk kitabı almayı düşünüyorum.

Zeynep Dilara dedi ki...

Hihihi, sevimlisin. :)))

Zeynep Dilara dedi ki...

İlk kitap da çok güzeldi, tavsiye ederim. :)))

Anonim dedi ki...

Kitabın toplam 600 sayfa olduğu yazıyor her yerde.En son sayfa numarası 544 mü???
Sanki çok anlamsız bir yerde bitti gibi geldi bana acaba benim kitabımda bir hata mı var???

Zeynep Dilara dedi ki...

Benim kitabım da 600 sayfa. Sanırım senin kitabında bir hata var. :)

Unknown dedi ki...

benim kitabım 573 sayfa

Unknown dedi ki...

Okumaya yeni başlıyorum çok heyecanlıyım yaa

Zeynep Dilara dedi ki...

😊

Yorum Gönderme