Bir Kraliçe, istediği kitaplara sahip olmak için çok kötü şeyler yapar...


28.7.15

"Bir Günah Gibi - Burcu Büyükyıldız" Kitap Yorumu ♛



    Herkese sıcak ve nemli bir günden merhaba! Yaz gelsin diye kendimi öldürdüm ama şimdide kış gelsin istiyorum. Allah'ım sıcaktan dışarı çıkamıyorum, güneş insanı çok bunaltıyor. Git buradan güneş diye bağırasım var. (Başını yorgun bir şekilde aşağıya eğmiş emoji.)

    Bir Günah Gibi, Burcu Abla'nın çıkan ikinci kitabı. Ben bu kitabı çıkar çıkmaz almıştım, birinci baskı mesela benimki. BİRİNCİ BASKI. Nihahahha. Birinci hemde, söylemiş miydim? Yani böyle ilk baskı gibi bir şey, Birinci baskı. Ne kadar hoş, değil mi? Şimdi siz diyorsunuz ki madem birinci baskı neden okumadın şimdiye kadar? Çok güzel bir soru, tebrik ederim. Bende cevap veriyorum size; Şimdi ben bu kitabı zaten Wattpad da okumuştum, o yüzden uzun bir süre kitaplığımda durdu öylece. Araya bir sürü kitap girdi. Okumayı bu kadar ertelemem de benim ayıbım, yüzüme tükürün. Hak ettim bunu.

    Neyse, kitabımız Sarp Muhteşem Aras adında olan bir adamın ne kadar güzel sevebileceğini anlatıyor. Kitabı okuyunca böyle hepimiz bir Sarp'lı hayaller alemine dalıyoruz. Kendimizi Ela'nın yerine falan koyuyoruz, Allah'ım acaba buraya da bir Sarp alabilir miyiz diye soruyoruz. Tam anlamıyla bir Fangirl olup çıkıyoruz bu kitabı okurken. Zaten ben bittiğinde az daha ağlayacaktım. Çok fena alışmıştım Sarp'a. Ailemizden biri olmuştu, ama sonra birden kitap bitti. 640 sayfa kime yeter ya? Neden daha kalın değildi ki?


    Ben konudan saptım öyle gidiyorum, çok pardon. Kitabın içeriğine dönelim. Şimdi masalımız Sarp'ın artık yaşadığı yapmacık ilişkilerden sıkılması ile başlıyor. Sarp gerçekten hissettiği bir ilişki yaşamak istiyor. Ama tabii ki de bunu Ela'yı görene kadar fark edemiyor. Ela da yani nasıl bir kız size anlatamam, resmen afet hatun. Sarp onun zümrüt yeşili gözlerine, fildişi tenine vuruluyor. Nasıl güzel bir kız olduğunu siz kafanızda canlandırırsınız artık. Allah'ım Ela kızsa ben neyim? Biz neyiz? Lütfen, bu soruma bir cevap istiyorum.

    Muhteşem Sarp Aras, Ela kızımızı ilk gördüğü anda ona aşık oluyor. Normal bir oyuncakçı da, normal bir zaman da her şey değişiveriyor. Tabii bu olup bitenlerden Ela'nın haberi yok. Onun ailesi ile başı dertte. Allah belasını versin onun ailesinin. Kör olasıca babası, elleri kırılasıca abileri ve kafası kopasıca Hasan ile başı çok fena dertte hemde. Bu yüzden Sarp'ı o an için fark edemiyor. Ama Sarp uzun bir süre onu düşünüyor, kendini önemsiz bir kız olduğuna falan inandırmaya çalışıyor, çalışıyor ve çalışıyor. Sadece çalışıyor, elbette ki bunu yapamıyor. Aşık oldu diyorum size aşık! İlk görüşte aşk bu, boru mu demek isterdim ama demeyeceğim, tamam sakinim.

    Daha sonra bir kaç kötü olay oluyor Ela'nın hayatında. İstemediği bir evlilik yapmak zorunda kalıyor. Tam olarak neler olduğunu anlatmayı çok isterdim ama yani merak ediyorsanız alın okuyun kardeşim. Böyle güzel bir kitabı hala okumadıysanız ne bekliyorsunuz ki? Sadece Hasan aptalının çok adi bir herif olduğunu söylüyorum size. Yaşadığı sonu da çok hak etti bence. İyi ki öyle bir son yazmış Burcu Abla ona, aksi halde deli olurdum. Ya da belki de psikopat olurdum, emin değilim. Ama kitabın her sahnesi ayrı ayrı mükemmeldi. Her sayfasına, her cümlesine aşık oldum. Tüm olaylar yerli yerindeydi. Yaşanılan olaylar insanı hiç ama hiç sıkmadı. Daha kalın olmasını bile istedim ben.

    Bence kitap tam anlamıyla Sarp'ın yaptığı çılgınlık ile başlıyor. Ne olur Allah'ım, ne olur eğer benim kaderimde bir zorba varsa Sarp'a benzesin. Lütfen Allah'ım, bunu çok fena kalbimden istiyorum. Biliyorum senden bir sürü şey istiyorum ama Sarp'a benzeyen birini daha çok istiyorum. Hatta mümkünse Sarp'ın komple kendisini de alabilirim. Benim için hiç sakıncası yok.

    Tekrar söylüyorum, her şeyiyle harika bir kitaptı. Sırf Wattpad dan çıktı diye bu kitabı almıyorsanız, cidden çok şey kaybediyorsunuz. Hem yani Wattpad dan çıkmışsa ne olmuş? İnsanlar her şekilde, her yerde kitap yazıyor. Bunda kötü hiçbir şey yok! Hem zaten Burcu Abla da çok güzel yazıyor ya! Hastayım onun hikayelerine. Hepsini kitaplığımda görmek istiyorum, hepsini de tek tek imzalatmak istiyorum. Bu arada, öhöm öhöm, benim Çilek Mevsimi kitabım da imzalı. Burcu Abla ile fotoğrafımız da var. Öhöm öhöm, kıskandınız mı öhöm öhöm, kıskanın.

    Umarım çok uzun bir yorum olmamıştır! Kısa kesmeye çalıştım ama gerçekten kısa oldu mu orasını bilemiyorum. İnşallah okurken sıkılmazsınız. Aşağıya da bir kaç alıntı bırakacağım, siz de Sarp'a aşık olun.








                                                  ALINTILAR ♛ 



    Hissettiği bu yakınlıkla Sarp alnını Ela'nın alnına dayadı. Avucundaki eli göğsünün sol tarafına koydu ve bırakmadı.
    "Seninle ne ilgim olduğunu soruyorsun ya hani?" dedi ve aralarındaki yakınlık nedeniyle tıpkı kendi nefesi gibi Ela'nın kesik soluklarının da hızlandığını fark etti. Bakışlarını onun yeşillerinden an bile ayırmadan, Ela'nın eli göğsünde, kalbinin tam üzerindeyken sözlerine devam etti. "İşte bak... Hisset," derken genç kızın gürültülü nefeslerini işitse de ara vermedi. "Tam şurasının seninle bir ilgisi var. Her şeyin nedeni bu, anlıyor musun Ela?"

              (Sayfa 223) 




    "Ben senin için zorba da olurum, önemi yok. Ancak sen, yalnızca senin zorban olduğumu ve çok yakında senin de bana ait olacağını kavra. Hala dudaklarımda olan tadın var ya... İşte o tadın bundan sonra hayatın boyunca yalnızca bana özel olacağını sakın unutma."

             (Sarp, sayfa 353) 




    "Ben sana," diye fısıldadı kısacık bir nefes arasında, "Senden öncesi yok demedim mi? Kimseyi böyle sevmedim demedim mi?"
    "Demedin..." Ses tonu sıklaşmış nefesine rağmen fazlasıyla şımarık ve cilveli çıkmıştı. "İkincisini söylememiştin."
    "A! Hata etmişim..."
    Kıkırdadı Ela, hemen ardından aniden ciddileşti.
    "Ben... Seni sıkıyorum değil mi böyle? Bu kadar kıskanç olabileceğimi ben bile düşünmezdim."
    Adam kızı kendisine biraz daha çekerken, burnunu o minik burna hafifçe sürttü.
    "Sıkmıyorsun Ela'm. Ben bu anları seninle yaşayabilmek için bu kadar beklemişken, nasıl sıkılabilirim söyler misin?"
    "Söz ver. Hiç sıkılmayacağına söz ver."
    Genç adam derin ve aşk dolu bir şekilde iç çekti.
    "Söz sevgilim... Söz," derken Ela'nın kendisine sokulması nefesini kesmişti.

                   (Sayfa 421) 




    Parmakları adamın dudaklarının kenarında beliren çizgilere kaydı. Bu çizgiler aklını başından alan ilk detaydı. "Seni seviyorum," diye fısıldadı bakışlarını adamın yüzünde dolaştırmaya devam ederken. "Bana bakışlarını seviyorum. Çok sever gibi... Kıyamaz gibi..."
    "Çok seviyorum..." dedi adam fısıltı halinde. Gözlerini karısının dokunuşlarının da etkisiyle yumduğunun farkında değildi. "Kıyamıyorum..."
    "Ve dua ediyorum biliyor musun? Daha doğrusu bu bir teşekkür, bir şükür... Beni bulduğun için... Beni sevdiğin ve en önemlisi de çılgının biri olup beni kaçırdığın için... Hem sana, hem Allah'a teşekkür ediyorum. Allah'a seni bana, beni sana yazdığı için... Sana beni sevmekten bir an bile vazgeçmediğin için..."
    "Seni bulduğum, o oyuncakçıda görüp aşık olduğum ve hayatımdaki belki de en delice şeyi yapıp seni kaçırdığım için, asla pişman olmayacağım Ela..." Gözlerini açıp genç kadının kusursuz güzellikteki yüzüne çevirdi ve tutku dolu bakışlarını. "Yeşillerinin bana baktığı o ilk anı hiç unutmadım. Ve her zaman da hafızamda saklayacağım. Sen en kıymetlimsin benim. Zor da olsa fethettim seni ben. Bundan sonra bir nefes bile uzağıma gidemezsin."
    "Gitmek isteyen kim? Benden kurtuluşun yok Sarp Aras..." deyişiyle birlikte kapandı adamın dudaklarına. Parmak uçlarında hafifçe yükselirken kocasının kolları beline dolanmış, arzuyla ama nazik bir şekilde kendisini bedenine bastırmıştı. Ela bu adamın her şeyine aşıktı. Ama her şeyden önce sevişine, aşkına aşıktı. Öyle güzel seviyordu ki Sarp, Ela onun sevgisinden de, onu sevmekten de an bile vazgeçmeyeceğinin farkındaydı.

                   (Sayfa 576) 




    "Bir oğlumuz olana kadar uğraşacağıma emin olabilirsin. Ne de olsa karımın isteklerini yerine getirmeliyim."
    Ela'nın kahkahası adamın dudaklarında kaybolurken, dudaklarından bir inilti fırladı. Öpücüklerini derinleşip, ikisini de içine almaya çalışan bir girdap haline dönüşmeden genç kadın kocasıyla dudaklarını soluk soluğa ayırdı.
    "Uğraş sevgilim... Şikayetçi olacağımı sanıyorsan yanılıyorsun. Bence sen, seni yataktan atmam için bana yalvarabilirsin..."
    "Asla," diye yanıtladı Sarp parmakları karısının dudaklarında gezinirken, "Kocaman bir aile istiyorum Ela. Yanımda sen ve çocuklarımızın olduğu mutlu bir ömür istiyorum."
    "Kocaman bir aileden kastın futbol takımı değil ama değil mi sevgilim?"
    Sarp kahkasını tutamadı ve gülerek onun yüzünü avuçlarının arasına aldı.
    "Hayır..." dedi ve aklındakini söylemek için bir an bile duraksamadı. "Belki basketbol takımı olabilir ama ne dersin?"

              (Sayfa 612) 










                                                      PUANIM ♛ 



                   5 YILDIZ:  Satırlarına aşık oldum! Hadi gidip evlenelim, tatlım!


 

 




2 yorum:

Özgürlük Şarkısı dedi ki...

Kitabı yazsaydın biz okurduk canım ya ^.^

Zeynep Dilara dedi ki...

Mümkün değil Mirve, alman lazım bu kitabı :D

Yorum Gönderme